Otlakçı Hikâye İncelemesi

 Öykü Hakkında

“Otlakçı” adlı öykünün yazarı Memduh Şevket Esendal’dır. Aynı adı taşıyan öykü kitabı 25 öyküden oluşur. Kitap, ilk olarak1946 yılında yayınlanmış olup 216 sayfadır.

“Otlakçı” adlı öyküde, sigaraya para vermek istemeyen, hatta bunu aptallık olarak kabul eden bir adamın, sigara içenlerin tütün tabakasından tütün aşırması konu ediliyor.

Öykünün Özeti

Öyküdeki anlatıcı, Mahmut Efendi’ye sigara tabakasındaki bütün saçak tütünleri içip ona tozunu bıraktığı için kızmaktadır. Mahmut Efendi, bunu huy edinmiştir.

Bir gün kahvehanede Mahmut Efendi her zamanki gibi anlatıcının tabakasındaki tütünün saçaklarını içip tozunu bırakır. Anlatıcı, Mahmut Efendi’ye sinirlenir ve kavga ederler. Anlatıcı artık Mahmut Efendi’den kurtulduğunu sanır, ancak Mahmut Efendi ertesi gün anlatıcının evine gider ve ondan özür diler. Masadaki tabakadan saçak tütünleri alarak içmeye devam eder. Anlatıcı ne yapacağını bilemez.

Öyküdeki Kişiler

Anlatıcı

Öykünün anlatıcısı aynı zamanda başkarakterdir. Hakkında fazla bilgi verilmemiştir. Otlakçılardan, özellikle Mahmut Efendi’den hiç hoşlanmamaktadır. 

İlhami

Mahmut Efendi’nin otlakçılığı anlatılırken adı geçer. Mahmut Efendi’yle kıyaslanır. O da otlakçıdır ancak Mahmut Efendi gibi yüzsüz biri değildir. En azından eğlencelidir. İnsan ona otlakçı olduğu için kızamaz.

Miralay Esat Bey

Hikâyede sadece ismi geçer. Hiçbir özelliğine yer verilmemiştir.

Olay

Belirgin ve gelişen bir olay yoktur. Günlük yaşantıdan bir kesit alınmış ve anlatılmıştır. Öyküde serim, düğüm, çözüm bölümleri yoktur.

Mekân (Yer)

Olaylar kahvehanede ve anlatıcının evinde geçer. Mekânların tasviri ayrıntılı olarak verilmemiştir.

Zaman

Öyküde tarih olarak kesin bir zaman yoktur. Olaylar “dün” olarak anlatılır. Günlük yaşantıdan belirli bir zaman kesiti anlatılmıştır.

Konu

Öykünün konusu: "otlakçılık" yani bedavadan geçinmedir.

Ana fikir

Bazı insalar bedavacılığı alışkanlık haline getirmiştir; öyle ki bu onların kişiliğinin bir parçası haline gelmiştir, ne yapsanız vazgeçiremezsiniz.

Dil ve Anlatım

Öykü; sade, anlaşılır ve akıcı bir dille anlatılmış, günlük konuşmalarda geçen bazı söyleyişler (cıgara, kemeli, mundar, kardaş vb.) olduğu gibi korunmuştur.

Yazar, kendini başkahramanın yerine koyarak başından geçen bir olayı anlatmıştır. Öyküde sohbet havası vardır. Olay anlatılırken bazı şeyler okuyucunun takdirine bırakılmıştır.

Öyküde kısa cümleler kullanılmış, yabancı kökenli kelimelere yer verilmemiştir. Öyküde uzun tasvir ve tahliller yoktur. Öykü, herkesin anlayacağı bir dille yazılmıştır.

Yazar Hakkında - Memduh Şevket Esendal

Hayatı

Memduh Şevket, 29 Mart 1883’te Çorlu’da doğdu. Çocukluğu savaş yıllarına rastladığı için, maddi sıkıntılar nedeniyle düzenli bir eğitim ve öğretim göremedi. Kendi kendini yetiştirdi. Arapça, Farsça ve Fransızca öğrendi.

Babasının ölümünden sonra çalışarak ailesine baktı. 1900 yılında gümrük memuru oldu. İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne girdi. Parti müfettişi olarak Anadolu’yu dolaştı.

Kurtuluş Savaşı sırasında Atatürk’le birleşen İttihatçılar arasında yer aldı. Büyük Millet Meclisi kurulunca Azerbaycan’a ortaelçi oldu. Bu görevi 5 yıl sürdü. İstanbul’a dönünce Kabataş ve Galatasaray liselerinde, tarih-coğrafya öğretmenliği yaptı.

1925 yılında Tahran elçiliğine atandı. 1930 yılında Elazığ’dan milletvekili oldu. Kabil ve Moskova büyükelçiliği yaptı. Bilecik’ten iki dönem milletvekilliği ve Parti Genel Sekreterliği yaptı.

1945 yılından itibaren siyasi hayatı bırakan yazar, sadece edebiyata yöneldi. Yazıları pek çok dergi ve gazetede yayınlandı. 16 Mayıs 1952’de hayata gözlerini yumdu.

Edebi Kişiliği

Modern Türk öykücülüğünün önemli isimlerinden olan yazar, edebiyat alanında pek çok takma adla yazılar yazdı. Şiirle ilgilenmeyip sadece hikâye ve roman türlerinde eserler verdi.

Türk hikâyeciliğinde çığır açan ve 1940’tan sonra birçok yazarı etkileyen Esendal, ilk öykülerinde Maupassant tarzı denilen klasik öykü anlayışını benimsemiş, daha sonra Çehov tarzı denilen “durum-kesit” öykülerine yönelmiştir.

Esendal, hayatı olduğu gibi yansıtan, olaylara nesnel bir bakış açısıyla yaklaşan, konuşur gibi içtenlikle ve son derece sade bir dille yazan, anlattığı her şeye iyimserlikle yaklaşan bir öykücüdür.

Öykülerinde toplumun her kesiminden insan vardır. Esnaf, köylü, aylak, işsiz, ev hanımı, cahil, aydın, çırak, sosyete, memur, emekli onun öykülerinde birer kahramandır. Her gün gördüğümüz ama ilgilenmediğimiz insanları o, sıcacık bir sevgiyle ve ayrıntılara girmeden, ilgi çekici bir biçimde ve birkaç satır içinde canlandırıverir.

Yazarın son derece güçlü bir gözlem yeteneği vardır. Her zaman umutlu olan yazar, yer yer yergi ve mizah yapmaktan da geri durmaz.

Esendal, eserlerinde genellikle İstanbul’u, çeşitli kasabaları, konakları ve köyleri anlatmıştır. Uzun tasvir ve tahlillerden kaçınır. Anlattığı bu yerlerdeki kişilerin kısa serüvenini ortaya koyar. Olaydan çok durum ve kesit ön plana çıkar.

Eserleri

Öykü
Temiz Sevgiler (1965)
Ev Ona Yakıştı (1972)
Otlakçı (1958-1983)
Mendil Altında (1958-1983)
Hava Parası (1984)
Veysel Çavuş (1984)
Kelepir (1986)
İhtiyar Çilingir (1984)
Bir Kucak Çiçek (1984)
Bizim Nesibe (1985)
Gödeli Mehmet (1986)
Gönül Kaçanı Kovalar (1993)
Güllüce Bağları Yolunda (1992)
Bütün Eserleri (9 cilt olarak 1983 - 1984’te yayınlandı)
Roman
Ayaşlı ve Kiracıları (1934)
Vassaf Bey (1983)
Miras (1988) 
Anı
Tahran Anıları ve Düşsel Yazılar (1998)
Mektup
Kızıma Mektuplar (2001)
Oğullarıma Mektuplar (2003)

Genel Değerlendirme

Bu öyküde uyanık ve yüzsüz bir otlakçının kahve arkadaşını nasıl çileden çıkardığı samimi, akıcı ve esprili bir dille anlatılmıştır. Zevkle okunacak ve ders çıkarılacak bir öyküdür.

EN ÇOK OKUNAN YAYINLAR

Kaldırımlar Şiiri İncelemesi

Sanat Şiiri İncelemesi

Otuz Beş Yaş Şiiri İncelemesi

Ben Sana Mecburum Şiiri İncelemesi

Çoban Çeşmesi Şiiri İncelemesi