Pir Sultan Abdal Nefes İncelemesi
Nefes
Pir Sultan Abdal
Şiirin Biçim
Yönünden İncelenmesi
Nazım biçimi: nefestir.
Nefesler,
dini tasavvufi halk edebiyatı ürünleridir. Bektaşi şairlerince yazılan nefesler,
törenlerde saz eşliğinde makamla okunurdu. Şiirlerin nefes olarak adlandırılma
nedeni içsel duyguların konu edilmesidir.
Nazım birimi: dörtlüktür.
Ölçüsü: 8’li hece
ölçüsüdür.
Uyak şeması: abcb dddb eeeb fffb gggb hhhb
biçimindedir.
Şiirin Ahenk Unsurları
Uyak ve redifler
Şiirdeki diğer
ahenk unsurları
Şiirin
genelinde “m, r” ünsüzleriyle aliterasyon;
“e, i” ünlüleriyle
asonans yapılarak iç ahenk
sağlanmıştır.
Şiirin Anlam Yönünden
İncelenmesi
Açıklama – yorum
Şairin
ilk dizede seslendiği “âşık” derviş olmak isteyip olamayan kişidir. Rıza
lokması da “ilahi aşk”tır. Şair, bu dörtlükte derviş olmanın zorluklarını dile
getiriyor. Bu yola girmenin rıza ile yani canı gönülden olacağını hatırlatıyor.
Şair
göre bu lokmadan yemeyenler çaresiz kalır. O kadar çok ağlarlar ki gözleri kan
çanağına döner. Ancak üzülmelerine gerek yoktur. Çünkü durum geçicidir. Ancak âşık
bunu hiçbir zaman bilmeyecektir.
Dervişlik
denilen şey bir dilektir. Bu dileği bilenler içinse büyük mutluluktur. Yensiz
yakasız derviş kıyafeti giymek zordur. O nedenle yürekten istemeyenler
dervişliğin zorluklarına katlanamazlar. Burada sözü geçen “yensiz yakasız
gömlek” dervişlerin dergâha girerken kıyafetlerini bırakıp giydikleri özel giysidir.
Bunun tasavvufta simgesel bir anlamı vardır. Dervişlerin dünya malına ve
mülküne önem vermediklerinin göstergesidir.
Derviş
olmak diriyken kefen giymek gibidir. Bu da dünyevi isteklerden vazgeçmek
anlamına gelir. Dervişler Ali’nin sırrına ermek için meydana çıkarlar. Bunun
için canı, başı Hak yoluna koymak gerekir.
Âşıkların
bahtı karadır, bu dünyada sıkıntı içindedirler. Ancak onlar katlandıkları
sıkıntılar karşılığında Hak katında makbul olurlar. Bilen içinse dervişlerin
muhabbeti candan tatlıdır ama herkes bu duruma katlanamaz.
Şair,
son dörtlükte kendinden bahsediyor. Ancak kendinden bahsederken sanki
başkasının ağzından sesleniyormuş izlenimi bırakıyor. Şair, dervişliğin
zorluklarına katlanamayan âşığa seslenir. Bu yol zorlu bir yoldur. Bu yolun mürşidi
Pir Sultan Abdal, katarı on iki imamdır. Bu yol Hakka çıkar.
Şiirin Konusu ve
Teması
Şiirin
teması; Allah aşkıdır. Bu temelde şair, derviş olmanın zorluklarını dile
getiriyor.
Dil ve Anlatım
Şiirde
16. Yüzyıl Türkçesinin özellikleri görülür. Şairin yalın bir Türkçesi, özgün
bir söyleyişi vardır.
Şiirde
bazı tasavvufi kavramlar (âşık, rıza lokması, derviş, harabat) kullanılmış,
bazı kelimeler de gerçek anlamının dışında kullanılmıştır.
Şiirde
geçen “Erelim Ali sırrına”, “Onik’imâm katarımız” sözleriyle Ali’ye
ve ehlibeyte bağlılık dile getirilmiştir.
Görüş, düşünce ve inançlarını açık, yalın ve içten bir Türkçeyle dile getiren şair, bu yolla şiirlerine derin anlamlar yüklemeyi başarmıştır.
Şair Hakkında - Pir Sultan Abdal
Pir Sultan Abdal hakkında
fazla bilgi yoktur. Asıl adı Haydar olan şairin, 16.yüzyılda yaşadığı
sanılmaktadır. Şairin, hayatının büyük bir bölümü Sivas’ın Yıldızeli ilçesinin
Banaz köyünde geçmiştir. Sivas çevresinde boy gösteren Alevi-Bektaşi kökenli
mezhep olaylarına karışınca, Sivas Beylerbeyi Hızır Paşa tarafından asılarak
idam edildi.
Pir Sultan Abdal, Alevi-Bektaşi
gelenekleri içinde yetişti. Hatayi, Kul Hüseyin
ve Kul Himmet’ten etkilendi. Şiirlerinde
duru ve yalın bir dil kullandı. Tasavvuf,
aşk ve mücadele konularında
şiirler söyledi. Tekke ve tasavvuf kalıplarını aşarak geniş bir halk kitlesine
seslendi. Bazı halk şairlerinin tersine Divan edebiyatından etkilenmedi. Günümüzde
hâlâ halk kültürünün yaşayan bir ögesi olarak kabul edilmektedir.
Genel Değerlendirme
Pir
Sultan Abdal’ın “Nefes” adlı şiiri, toplum
tarafından sevilip benimsenmiş uzun yıllar boyunca dilden dile dolaşmıştır.
Tasavvuf düşüncesine ve Bektaşilik geleneğine uygun bir biçimde yazılmış şiirin anlatımında ince bir eleştiri sezilir. Bu eleştiri Hak yoluna girmiş ancak zorluklar karşısında yılgınlık gösteren âşıklara yöneliktir.
