Mavi Maviydi Gökyüzü Şiir İncelemesi


Mavi Maviydi Gökyüzü

Mavi maviydi gökyüzü
Bulutlar beyaz, beyazdı
Boşluğu ve üzüntüsü
İçinde ne garip yazdı…

Garip, güzel, sonra mahzun
Işıkla yağmur beraber,
Bir türkü ki gamlı, uzun,
Ve sen gülünce açan güller,

Beyaz, beyazdı bulutlar,
Gölgeler buğulu, derin;
Ah o hiç dinmeyen rüzgâr
Ve uykusu çiçeklerin.

Mor aydınlıkta bir çınar
Veya kestane dibinde;
Mahmur süzülen bakışlar
İkindi saatlerinde…

Birden gülümseyen yüzün
Sabahların aynasında
Ve beni çıldırtan hüzün
İki bakış arasında

Kim bilir şimdi nerdesin?
Senindir yine akşamlar;
Merdivende ayak sesin
Rıhtım taşında gölgen var.

                    Ahmet Hamdi Tanpınar

Şiirin Biçim Yönünden İncelenmesi

Nazım birimi: dörtlüktür.

Ölçüsü: 8’li hece ölçüsüdür.

Uyak şeması: “abab / cdcd / efef / ghgh / ıiıi /jkjk” (çapraz uyak)

Şiirin Uyakları

---gökyüzü

---üzüntüsü      “-ü” tam uyak (Sesli harfler tek olsa da tam uyak kabul edilir)

---beyazdı

---yazdı           “-dı” redif; “-yaz” zengin uyak

 

---mahzun

---uzun             “-zun” zengin uyak

---beraber

---güller           “-er” tam uyak

 

---bulutlar

---rüzgâr          “-ar” tam uyak

---derin

---çiçeklerin    “-erin” zengin uyak

 

---çınar            

---bakışlar       “-ar” tam uyak

---dibinde

---saatlerinde  “-inde” redif

 

---yüzün

---hüzün          “-üzün” zengin uyak

---aynasında

---arasında      “sında” redif; “-a” tam uyak

 

---nerdesin

---ayak sesin   “-esin” zengin uyak

---akşamlar

---var              “-ar” tam uyak

Şiirdeki Diğer Ahenk Unsurları

Şiirde uyak ve rediflerin dışında bazı seslerin tekrarıyla iç ahenk sağlanmıştır. Örneğin “Ve sen gülünce açan güller” dizesinde “ü” ve “e” sesleriyle, “Kim bilir şimdi nerdesin” dizesinde “i” sesiyle asonans yapılmıştır. “Bulutlar beyaz, beyazdı” dizesinde ise “b” ünsüzüyle aliterasyon yapılmıştır. Şiirde tekrarlanan “mavi maviydi, beyaz beyazdı” ikilemeleriyle ahenk daha da güçlendirilmiştir.

 Şiirin İçerik Yönünden İncelenmesi

Açıklama – yorum

Şair, içinde yaşadığı yoğun duyguları nesnel varlıklar ve durumlarla yansıtmaya çalışıyor. Nesnelere ve durumlara yüklediği farklı anlamlar, her okuyanda farklı çağrışımlar yapacak biçimde ortaya konuyor. Bu nedenle şiiri her okuyanın, şiirden farklı anlamlar çıkarması sağlanıyor.

Mavi maviydi gökyüzü
Bulutlar beyaz, beyazdı
Boşluğu ve üzüntüsü
İçinde ne garip yazdı…

Şiir tasvirle başlıyor. Gökyüzü masmavi, bulutlar bembeyazdır. Ancak bu güzellikler boşluğu ve hüznü de beraberinde getiriyor. Hayatın ve zamanın geçip gitmesi şairi hüzünlendiriyor.

Garip, güzel, sonra mahzun
Işıkla yağmur beraber,
Bir türkü ki gamlı, uzun,
Ve sen gülünce açan güller,

Şairin özlemini duyduğu garip, güzel ve sonra mahzun günler birbirine zıt duyguları beraberinde getiriyor. Işıkla yağmur, gamlı bir türkünün ardından açılan güller birbirine zıt durumlardır. Zaten aşk ve özlem de böyle zıtlıkları içinde barındıran bir durumdur.

Beyaz, beyazdı bulutlar,
Gölgeler buğulu, derin;
Ah o hiç dinmeyen rüzgâr
Ve uykusu çiçeklerin.

Bu dizelerde geçen bulut, gölge, rüzgâr, çiçekler insanda gizemli duygular uyandırıyor. Şair, sevgiliyle birlikte yaşadığı gizemli duyguları yansıtıyor. Yaşanan güzel günler geçip gitse de duygular gizemini yitirmiyor.

Mor aydınlıkta bir çınar
Veya kestane dibinde;
Mahmur süzülen bakışlar
İkindi saatlerinde…

Bir çınar ya da kestane ağacının gölgesinde birlikte geçirilen zamanı ve süzülen bakışları hatırlayan şair, yoğun duygular içersinde o günleri adeta tekrar tekrar yaşıyor. Çok doğal ve sıradan görünen çınar ve kestane ağaçları şairde farklı duygular uyandırarak anlam kazanıyor.

Birden gülümseyen yüzün
Sabahların aynasında
Ve beni çıldırtan hüzün
İki bakış arasında

Kim bilir şimdi nerdesin?
Senindir yine akşamlar;
Merdivende ayak sesin
Rıhtım taşında gölgen var.

Şair, sevgilinin yüzünü hatırlayınca mutluluğu ve hüznü bir arada yaşıyor. Çünkü sevgiliden ayrıdır. Nerede dahi olduğunu bilmemektedir. Ancak her yer onun anılarıyla doludur. Sabah, akşam, merdiven, ayak sesleri, gölgeler hep sevgiliyi hatırlatmaktadır. Sevgiliyle birlikte yaşadığı günleri özlemekte ve içini derin bir sızı kaplamaktadır.

Zaman hızla geçip giderken pek çok şeyi de değiştirir. Ancak bazı şeyler aynı kalır ve gözümüzün önünde bazı anıları canlandırır. Geçmişe duyulan özlem insana her ne kadar haz verse de beraberinde hüznü de getirir. Şiirin tamamında şairin karmaşık duygular içinde olduğunu görüyoruz. Şairin yaşadığı belki sevgiliyle geçirdiği güzel günler belki de hayatın kendisidir. Ancak zaman hızla geçip gitmekte geriye sadece anılar kalmaktadır.

Şiirin teması: geçmişe duyulan özlemdir.

Dil ve Anlatım

Şiir, lirik ve etkileyici bir anlatıma sahiptir. Saf şiir anlayışıyla yazılan şiirde mısra güzelliği ve ahenk dikkat çeker. Sade bir üslupla yazılan şiir, imge ve çağrışımlarla yüklüdür. Şiirde duygular çeşitli nesne ve durumlarla yansıtılmaya çalışılmıştır. Şiirde geçen (mavi maviydi, beyaz beyazdı, ışık, yağmur, gölge, çiçekler, çınar, kestane, merdiven, sabahın aynası) bunlardan bazılarıdır.

Genel Değerlendirme

Şair, seçtiği kelimeler ve yaptığı doğa tasvirleriyle kendi iç dünyasını okuyuculara açarak duygularını dile getirir. Her okuyanda farklı çağrışımlar ve farklı duygular uyandıran şiir, Türk edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Saf şiir anlayışıyla yazılan şiirde canlı doğa tasvirleri ve lirik anlatım dikkat çeker.

EN ÇOK OKUNAN YAYINLAR

Kaldırımlar Şiir İncelemesi

Sanat Şiiri İncelemesi

Otuz Beş Yaş Şiiri İncelemesi

Ben Sana Mecburum Şiir İncelemesi

Çoban Çeşmesi Şiir İncelemesi